Haberler
23.03.2026 10:52
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü etkiinlikleri kapsamında, Fırat Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından 23 Mart 2026 Pazartesi günü, saat 10.30'da, Fırat Üniversitesi Mustafa Temizer Konferans Salonu'nda "Şiirlerle Çanakkale" konulu bir konferans düzenlenmiştir.
Konferansa, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mahmut DOĞRU, Dekanımız Prof. Dr. M. Taner ŞENGÜN, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan BULUT, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan TANYILDIZI, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan KÖPRÜCÜ, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Seda ARIKAN, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetliler katıldı.
İstiklal Marşı ve Saygı Duruşu ile başlayan koferansta konuşmacı olarak yer alan Fakültemiz Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Birol İPEK aşağıdaki metin ile davetlileri bilgilendirmiştir.
"Bu yıl, 111’inci yıldönümünü kutladığımız 18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir. Bu zaferle beraber Türk milleti ilelebet özgür olacağını bir kez daha tüm dünyaya ilan etmesi bizler için oldukça hayati bir öneme sahiptir. Bu savaş I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara savaşlarıdır.
Yeryüzünde yapılmış pek çok savaş içerisinde, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Âkif’in “Var mı ki dünyada eşi” diyerek kıymet biçemediği, Türk tarihindeki en önemli dönemeçteki en şiddetli savaştır Çanakkale Savaşı. Ve gerçekten dünyada eşi benzeri olmayan bir savaştır. Bu savaş, Türk askerinin “Çanakkale geçilmez” sözünü kanlarıyla tarihe yazdıkları bir kahramanlık destanıdır. Bu destan Mehmetçiğin inanç, cesaret ve vatan sevgisini bütün dünyaya bir kez daha gösterdiği bir savaştır.
Çanakkale zaferi, 111 yıl önce yedi düvele karşı mücadele veren Osmanlı devleti, Çanakkale Cephesi’nde millet olarak varolma mücadelesi verdi. Bu mücadele, Türk milletinin yeniden doğuşunun ilk kıvılcımı ve sinyalleri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ve ruhunu yansıtan bu anlamlı günü hatırlamak şehitlerimizi anmak hepimiz için millî bir vazifedir.
Akif, yüce milletimizin büyük marşını yazan, Çanakkale savaşını Destanlaştıran, gönüllere nakşeden, şehitlere koca bir milletin borçlu olduğu bu ölümsüz âbideyi kalemiyle diken örnek sanatçıdan biridir. Akif, İslam dünyasının son kalesi olan Osmanlı İmparatorluğu’nu savunurken, aslında mazlum ulusları da yüreklendirmiştir. Akif, sadece bir imparatorluğun değil, 1400 yıllık görkemli bir medeniyetin kanla canla kendisini savunduğu, bir devrin temsilcisidir.
“Ulusun, korkma, Nasıl böyle bir imanı boğar
“medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar” derken Akif, mazlum milletlere de yol göstermiştir. Birlik şiirinde ise Akif:
Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz
Bu yol ki, Hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz.
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.
Akif’in her mısrasında heyecan, cesâret, ümit ve iman vardır.
Şan ve şerefle dolu tarihimizdeki bu destanları okuyalım ki gerektiğinde yeni destan yazacak güç, kuvvet, kudret ve imanı kendimizde bulalım. Bunlar bizim ruhumuzu besleyen kültür mirasımızdır. Okumadan, bilmeden, hatırlamadan bu ruhu yaşatmak güç olur.
Necmettin Halil Onan, “Bir Yolcuya” isimli şiirinde
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Çanakkale, yalnızca tarihte kazanılmış bir zafer değildir; aynı zamanda şiirlerde yaşayan bir destandır. Şairlerin kaleminden dökülen dizeler, bu büyük mücadelenin anlamını daha derinden hissetmemizi sağlar. Çanakkale’yi anlatan şiirler, milletimizin hafızasında daima yaşayacak ve kahramanlarımızı unutmamamızı sağlayacaktır.
Çanakkale Zaferi, yalnızca bir askeri başarı değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, fedakârlığın ve inancın zaferidir. İşte bu inancı anlatan da şairlerdir.
Orhan Şaik Gökyay, “Bu Vatan Kimin” şiirinde
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.
Gökyay’ım ne desen ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.
Çanakkale’de destan yazan atalarımızın azmi ve inancı, bize vatan sevgisinin ne kadar büyük bir güç olduğunu göstermiştir. Onların izinden yürümek şehitlerimize ve vatana olan borcumuzdur.
Mehmet Akif, Çanakkale Şehitleri şiirinde:
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Akif, Anadolu insanına yepyeni bir heyecan, yeniden bir coşku vermiş; din ve vatan uğrunda gönülleri alevlendirmiştir. Şu mısralar onun şahlanan inancını, hissetmemek mümkün müdür.
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor
Bir hilâl uğruna yâ Rab ne güneşler batıyor!
Bu yüksek duygu, bu imrenilmeye değer hayranlık, bu dine ve vatana bağlılık Bütün Türk Milletinin bir ülküsüdür. Allah, özgürlüğü ve zaferi ancak ve ancak çalışan, gayret eden milletlere nasip eder. Aslında vatan için millet için çalışmak, gayret etmek, fedakârlık yapmak en büyük dua olduğunu unutmamak gerekir. "
Konferans sonrası Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mahmut DOĞRU, Doç. Dr. Birol İPEK'e teşekkür belgesi takdim etmiştir.
Diğer Haberler
Avrupalı Elazığlılardan Geleneksel ...
17.03.2026
Liselilerle İstiklal Marşı ve Akif'i ...
13.03.2026
105 Yıl Önce Bugün
12.03.2026
Türk-İslam El Sanatlarında Minber ...
11.03.2026
"Derinlerdeki Miras: Asurların ...
02.03.2026
HARPUT'UN GİZLİ DAMARLARI
27.02.2026
TARİH VE KÜLTÜR PROGRAMININ BU HAFTAKİ ...
17.02.2026
GELENEKSEL AİLEDEN ÇEKİRDEK AİLEYE ...
16.02.2026